6 Ekim 2016 Perşembe

EK GIDA DÖNEMİNDEN BİLDİRİYORUM

Merhaba!

Uzun bir yazı olabilir. Çay kahve ne varsa alın gelin derim!
Biz ek gıda dönemine geçeli 2 koca ay oldu. Bu yazı biraz! gecikti. Çünkü bu dönem, çok fazla ayrıntı, bir sürü malzeme, hazırlık vırt-zırt gerektiriyor. O yüzden de kullanıp deneyimlemek, naçizane öneride bulunmak için bekledim. Fırsat bulamamakla hiç alakası yok tabiki!?!



Bence her anne bebeği 3-4 aylıkken başlıyor düşünmeye. Ben öyleydim. Neler alayım? Gerçekten gerekli mi? Neyle başlamalıyım? Bir sürü tilki dolandı kafamda kuyrukları fizana kadar uzanan. Çok fazla bilgi yüklemesi sonucu devreleri yakmışlığımda vardır. Tabiki ilk durak google oluyor. İnstagramda başka bir alternatif. Ben, takip ettiğim deneyimli annelerin youtube videolarını izledim, bloglarını okudum. Ve başladım alışverişe.



Haydi Başlayalım...

1- Mama Sandalyesi: Neredeyse her 100 çocuklu evin 90'ında İkea Antilop modeli var. Bizim tercihimiz de bundan yana oldu. Tüm parçaları ayrı ayrı satın alınabiliyor. Çok ergonomik. Al istediğin yere götür,kur,kullan. Tepsisi çok rahat çıkabiliyor ve çıktığı anda evdeki yemek masası ile aynı seviyede oluyor. Böylece Deniz yaşına geldiğinde tepsiyi kaldıracağız ve bize öyle eşlik edecek.
Çok fazla seçenek var. Arz-talep meselesi birazda. Biz sürekli tayin modunda olduğumuz için, sağlam ve uygun fiyatlı olmasına dikkat ettik.


2- Önlük: Birçok anne gibi bende Mothercare indiriminden ikili naylon önlük aldım. Çok pratik. Leke tutmuyor, iki taraflı, cebi sayesinde sulu yiyecekler oraya akıyor.

3- Tencere: En küçük boy bir çelik tencere aldım. Madde olarak çok fazla seçenek ve bilgi kirliliği var. Ankara da bir markette gezerken gördüm ve aldım. Aman aman bir özelliği yok. Şimdilik herşeyi onda yapabiliyorum.

4- Buharda Pişirme Aparatı: Yani daha anlamlı bir ismi var mı bilmiyorum. Çok kullandım bunu. Ek gıdaya geçtiğimiz ilk dönemlerde sebzeleri bu şekilde buharda pişirip veriyordum Deniz'e. Suda haşlama yöntemi tüm vitaminleri suya bıraktırdığından en ideal olanı bu şekilde. Bir nevi benmari mantığı. Başlangıçta şart diye düşünüyorum.



5- Tahta ve Çelik Kaşık: Deniz'e yemek yaparken ona özel bir tahta kaşık ve çelik kaşık kullanıyorum. Bizimkilerden ayrı. Başlangıç için böyle tercih ettim. Benim herşeyi karıştırdığım kaşıklarla onun masum yiyeceklerini karıştırmak istemedim.

6- Kesme Tahtası: Tahta diyorum ama bir gaflete düşüp cam aldım daha sağlıklı olur diye. Ama doğramak çok zor. Ben randıman alamıyorum bu cam olanlardan. Tahta alsaymışım diyorum. Yine de kullanıyorum tabiki aldık bir kere.

7- Bebek Rendesi: Bu olmazsa olmazlardan. Ben cam değil porselen tercih ettim çünkü aldığım yerde cam olanın rende kısmı daha dardı.


8- Kase: Deniz'e özel bir mama takımı almadım. Mama tepsisine vakumlu tabaklar aradım ama Kıbrısta bulamadım. İki tane uygun fiyatlı porselen kase aldım. Bundar dışında Bambum'dan binik bir tabak aldım. Onu da kullanıyorum. Bize yetiyor.

9- Mama Kaşığı: Özel bir tercihim yoktu. Markette gezerken Wee Baby' nin ikili mor-pembe renkli mama kaşığını aldım. Ağız kısmı silikon, tutma kısmı plastikti. Deniz'e aldığım plastik ürünlerin içinde BPA olmaması benim için yeterli. Başka birşey aramıyorum.


10- MyCey İlk Kaşığım: Bu da çok işime yaradı. Deniz'e yoğurt-çorba-muhallebi verirken bu kaşığı onun eline veriyordum. O kendi çabasıyla tabaktan yiyeceğe daldırıp ağzına götürüyordu. Biz yetişkinlerin kullandığı kaşık gibi değil. Bebekler için kavraması daha rahat olan ve ucu oluklu bir kaşık. sulu-az kıvamlı yiyecekler o oluğa doluyor ve böylece bebek ağzına götürürken yolda :) dökülme olmuyor.


11- Avent Suluk: Çok fazla seçenek var. Neyi baz alıp satın aldığıma gelirsek tabiki BPA ve renk. Çok seviyorum bu renkleri ve Deniz'in de pembeden çok mora ilgisi olduğunu düşünüyorum. Sanırım kızımın rengi mor!


12- Boon Meyve Haznesi: Alışık olduğumuz meyve filelerinden değil. İşte bu ürünü alırken çok düşündüm. Öncelikle hazne kısmı file yani bez değil. Bez olanları yıkamak çok zor oluyor ve birikme çok fazla yaşanıyor. Plastik olanları vardı ama ben Deniz'in eline daha sevimli birşey almak istedim ve dayanamadım. İnternetten bu ürünü sipariş verdim ve elime geldiğinde iyiki dedim. Çünkü tutma kısmı bir bebeğin kavraması için çok muntazam dizayn edilmiş. Haznesi plastik değil. Deniz'in dişlerini çıktığı için çok hunharca davranıyor ve hiç bir deforme olmadı. Renkleri de çok güzel değil mi ?



13- Boon Sıkma Kaşık: İşte bu bir olmazsa olmaz değil. Meraklı bir annenin dayanamayıp aldıklarından. Ve iyiki almışım dediklerinden. Bunu da internette bazı blogger annelerde gördüm ve araştırdım. Neden olmasın ki dedim. Çünkü ben gezmeyi seven bir anneyim. Ve herşeyin en pratik olanı lazım bana. Bu da tam öyle bir ürün. İçi 200ml'lik bir hazneye sahip. Soğuk-sıcak her türlü kıvamlı yiyeceği içine koyup kapağını kapatıp çantama atıyorum ve Deniz'in beslenmesi gereken saatte çıkarıyorum çantamdan hemen yediriyorum. Ne bir tabak, ne bir saklama kabı ne de kaşık taşıyorum. Tek bir ürünle işimi hallediyorum.





14- Chicco Temizleme Sıvısı: Eee bu kadar kap neyle yıkanacak? Bizim deterjanımızla değil tabiki. Ben Deniz doğduğundan  beri herşeyini bu sıvıyla yıkayıp, duruluyorum. Kaynaması gerekenleri de kaynatıyorum. Çok memnunum. Baya bereketliymiş. İçinde bebekler için zararlı maddelerde yok. Daha ne olsun.





not: Görseller internetten alıntıdır ! 

17 Ağustos 2016 Çarşamba

DENİZ'e ALDIKLARIM Part 6

Merhaba!

Minik bir alışveriş yazısıyla karşınızdayım.

-Müslin Çok Amaçlı Örtü- ismiyle heryerde gördüğüm, kullananların çok memnun kaldığı, birçok kullanım alanı olan bir ürün. Uzun süre alıp almamakta karasız kalmıştım. 
Birgün Deniz' e  bebekhouse.com  sitesinden ek gıda alışverişi yaparken istediğim boyutu indirimde görünce atıverdim sepete.

120*120 boyutunda, yumuşacık,emici hafif bir örtü geldi. Tıpkı sitede yazdığı gibi. 
Artık bizim de çok amaçlı örtümüz var yaşasın. 


Bir prenses annesi olarak tabiki bu iki güzel pembe deseni seçtim. 

Şimdiye kadar;

-Dışarı çıktığımızda pusete gelen güneşi engellemek için

-Doktor kontrolünde sedyenin üstüne yatırmadan önce sermek için

-Arabada yolculuk yaparken üşümesin diye üzerini örtmek için 

-AVM' de bakım odasında alt değiştirme sehpasına örtmek için ( bakım örtüleri bizim kıza küçük geliyor artık. Kafası yada bacakları oralara değsin istemiyorum ) 

-Acil durumlarda emzirme örtüsü

-Misafirliğe gittiğimizde ve Deniz uyuduğunda bir nevi çarşaf

-Yaz sıcağında havlu yerine çok güzel bir alternatif 

-Yazın tatillerde, plajda bu ürün daha da işe yarayacak

-Ayrıca kundaklamak için de kullanılıyormuş. Ama ben Deniz' i artık kundaklamıyorum. 

Sizin anlayacağınız bu gerçekten çok amaçlı bir örtü. Almadan önce bu kadar kullanışlı olacağını düşünmemiştim. 

Kahretsin yine çok iyi bir alışveriş yapmışım !





27 Haziran 2016 Pazartesi

DENİZLE OYUNLARIMIZ

Merhaba!

Başlığa bakınca yetişkin oyunları gelmesin aklınıza. Olabildiğince basit -bize göre tabi- tek düze oyun-cuk bunlar. 
Üstüne yazılmış bir çok kitap var. Edinin, okuyun. Yada benim gibi, internet üzerinden pedagogların makalelerini takip edin. Aylık okuduğunuz bir anne-bebek dergisi olsun. Kıbrısta her degiye ulaşamıyorum. Ama ios kullanmanın nimetlerinden yararlanıp, dergileri online okuyabiliyorum.

Gelelim oyunlara; 


-Denizle, bizi seçebildiği andan beri hep göz kontağı kurarak ve bunu koruyarak konuşuyorum.

-Göz kontağı kurup, değişik yüz hareketleri yapıyorum ve ona anlatıyorum. Şimdi mutluyum / bak korkuyorum / bu benim üzgün suratım ... gibi. İlk 3 ay bebekler siyah-beyaz ağırlıklı görüyorlar. Bu yüz ifadelerini içeren kartları satın alabilirsiniz veya kendiniz de hazırlayıp gösterebilirsiniz. 

-Gün içinde ben nereye Deniz de ana kucağı ile oraya. Örneğin; mutfakta yemek hazırlarken ona anlatıyorum ne yaptığımı. Bulaşık makinasının hastası, pür dikkat izliyor. Bir yere odaklandığını anladığımda, o şeyi elimle göstererek ne olduğunu anlatıyorum.

-Deniz' in ilk oyuncaklarını yüksek kontrastlı seçmeye ve çıngırak tipi ses çıkarmasına dikkat ettik. 

-Önceleri Deniz kucağımda aynanın karşısına geçip bol bol konuşuyorduk. Yaklaşık 4 aylık olduğunda ana kucağı ile boy aynasının karşısına bırakıyordum Deniz' i ve kendisini izlemesini, keşfetmesini sağlıyorum. 

-Her gün mutlaka masal okuyorum. Ses tonuma ve vurgulamaya dikkat ediyorum. Dinlemeyi bıraktığında, başka birşeyle ilgilendiğinde okumayı bırakıyorum. Dikkatini topladığında kaldığım yerden devam ediyorum. Başlarda ilgilenmiyordu ama şimdi ses tonuma göre o da tepki veriyor.


-Onun çıkardığı sesleri taklit ediyorum. Çok hoşuna gidiyor. O da karşılık veriyor.

-Çıngırak gibi ses çıkaran oyuncakları göz hizasında tutup sağa-sola oynatıyorum. Takip etmesini sağlıyorum. Göz sağlığı açısından bu egzersizler çok önemli.

-Banyodan sonra Deniz' i yağlarken ona, bak bu senin kolun / bunlar parmakların / şimdi ayaklarına dokunuyorum ...  şeklinde açıklama yapıyorum. 

-Oyun halısına bazen bende yatıyorum. Ona asılan oyuncakları anlatıyorum. Benzer sesleri çıkarıyorum. Beraber oynuyoruz.

-Aynanın karşısına geçip bol bol dans ediyoruz. Çok eğleniyor hemen kıkırdamaya başlıyor. Sık sık şarkı söylüyoruz eşimle beraber. Favori şarkıları bile var.


-Deniz' e aldığım -İlk Kelimelerim- serisini sıralı olarak gösteriyorum. O an ki nesne neyse en belirgin özelliğini, ses / renk onlara yoğunlaşıyorum. 

Denizle oyunlarımız böyle. Fazlası var eksiği yok. Anlamaz, bilmez, dinlemez diyip çocuğunuzu kendi halinde büyümeye bırakmayın. Bol bol konuşun, anlatın.
Elbette başlarda ilgisiz oluyorlar, odaklanmıyorlar. Aylık bir bebektem beklentinizi yüksek tutmayın zaten. 

Deniz 4 aylık olduğunda oyunlarımıza tepki vermeye, eşlik etmeye ve bence anlamaya başladı.

Deniz bizim geleceğimiz. Pürüzsüz, tertemiz bir hamur. Bizim öğrettiklerimizle şekil alıp büyüyecek. Evlatlarımız bu dünyaya en büyük miras. Bunu unutmamalıyız.







not: Görseller internetten alıntıdır ! 




23 Haziran 2016 Perşembe

6 AYLIK BİR ANNEDEN İNCİLER

Merhaba !


Bu konuyla ilgili hep bir şeyler yazmak istiyordum. Her anne gibi benim de artık tecrübelerim, böbürlenmelerim var. 
Deniz bana neler öğretmedi ki ?
Biliyorum sandığım çoğu şeyi aslında bilmiyor muşum, yapmam dediğim bir sürü şeyi yapmışım.

25 yıldır -sabır- sandığım olgu! aslında bir hiçmiş.
Gerçek sabrı Deniz doğunca öğrendim.

Hamileliğim, özellikle de son zamanları insanların -uyuyabildiğin kadar uyu, ayakların şişene kadar gez dolaş, bebek olunca bunları zor yaparsın- demesiyle geçti. Pek kulak asmadım. Yani ortalama 50 cm - 3kg olan bir bebek ne yapabilirdi ki ?!?



* Altını Temizle + Karnını Doyur + Gazını Çıkar *

Deniz doğunca anladım ki zor olan bu değilmiş, bunları günde 1 milyon kez yapmak + yemek hazırlamak + temizlik yapmak + dinlenmeye çalışmak -mış !

Uyumak mı ? Öyle birşey dedim mi ben ?!?

Anneysen ilahi bir güce de sahip oluyorsun. Sen bile anlamıyorsun her işe nasıl yetiştiğini. Tıpkı bir kahraman gibi. 
O yüzdendir ki ;

-İhtiyaçların zevk olur. Tuvalet + banyo en iyi örnektir. O yüzden her fırsatını bulduğunda banyoya bir uğra. 

-Su içmeyi unutursun. Dilin damağın kurur ama aklına bile gelmez su içmediğin. Unutursa süt olmaz. Su şişen evde seninle gezsin.

-Gün içinde kendine 5 dk ayır. Kahve iç. Soğusa bile iç.

-Anne topuzundan çitişmiş saçlarını tara. Hatta kestir. Değişiklik iyidir.

-Telefonun akıllıysa faydalı uygulamalar indir, her fırsatta oku. Artık anne-bebek üzerine dünya kadar bilgi var. Oku, araştır, not al, kendinden bir şeyler kat ve uygula ! Denemekten korkma.


-Çocuk sahibi olmak eşsiz bir duygu. Karnımdayken hissettiklerimle, gözümün gördüğü çok başka. O yüzden evlat sahibi olmayı sakın erteleme. Böyle olduğunu bilseydik 2 senemizi boşa geçirmezdik diyoruz eşimle sık sık.

-Eş demişken. Eğer aşık olduğu adamla evlenen nadir kadınlardansanız şanslısınız. İşten yorgun gelse de Deniz ile oyunlar oynar, eğlenir, besler. Benim biraz nefes almamı sağladığın için çok teşekkür ederim. Her gün daha da baba oluyorsun. Baba.



not: Sevdiğim sanatçı Steve Hanks' e ait görseller internetten alıntıdır!

22 Haziran 2016 Çarşamba

ATOPİK CİLT BAKIMI

Merhaba !

Hayatımıza bir bebek girdiğinde, daha önce hiç duymadığımız ne çok şey duyuyoruz-öğreniyoruz. 
Öyle değil mi ?

Bu da onlardan biri. 

Kısaca tanımlamak gerekirse; deride kuruluk, kızarıklık, döküntü veya hassasiyet şeklinde kendini gösteren bir deri hastalığı. Bebeklerde daha sık görülüyor. 

Peki biz nasıl tanıştık bununla hemen ona geleyim !

Deniz aşağı yukarı 2-3 aylıktı. Yanakları kızarmaya başladı. Bu kızarıklıklar bazen minik sivilce gibi görünüyordu. Elimin tersi ile yüzüne hafif dokunduğumda cildinin ne kadar gergin olduğunu farkettim. Herhalde öpüp kokladık bizden ötürü dedik ve Deniz'in yüzüne ne kıyafetini değdirdik ne de biz dokunduk. 

Ama fayda etmedi. Geçmiyordu. Zaten öyle beyaz tenli bir bebek ki Deniz aynı pamuk gibi.
 O pamuk gibi yanaklar elma elma olmuştu. Bizde kalktık gittik doktora. 

Cildinin yapı olarak -kuru- olduğunu öğrendik. Ay olarak da uygun olduğumuz için krem kullanabileceğimizi söyledi. Marka olarak da -Mustela veya Bioderma- önerdi. Eğer kaliteli-güvenilir zeytinyağı bulursak, ara sıra onu da uygulayabilirmişiz. 

Bizim tercihimiz -Mustela- oldu. 

 Bizim kızın ki hafif bir kurulukmuş. Egzamaya kadar gidebiliyormuş bu hastalık. -Allah Korusun- Çok zor o da. 
O dönem mevsim kıştı ve örgü hırkalar yelekler giydiriyorduk. Doktor kesinlikle giymeyecek, yüzüne asla temas etmeyecek demişti. 


Neyse efendim konuyu dağıtmayayım hiç. 
Doktorun önerileri ile bu cilt tipiyle nasıl başa çıktığımı anlatayım hemen!

***
***
-Her sabah Deniz uyandığında, artık güne başladığımızda önce altını temizliyorum. 

-Ardından Deniz' e özel bir kaseye koyduğum ılık suya pamuk batırıp, hafif ıslak bırakarak yüzünü, boynunu, ensesini temizliyorum. 

-Kendiliğinden kurumasını bekliyorum ki bu 1 dakika bile sürmüyor.

-Ardından -ellerimin temiz olduğundan emin olup!- nohut büyüklüğünde kremi yüzüne iyice yayıyorum. 

-Doktorunda söylediği gibi nadiren de olsa zeytinyağı da kullanıyorum. Ama birşeye dikkat ederek! Elime damlattığımda önce bir havlu kağıda fazlasını bırakıyorum. Bebeklerin ciltlerine bakım yağlarının direk değmemesi gerektiğini bilmeyen yoktur herhalde!

-Örme hiç bir şeyi Deniz'e yaklaştırmıyorum artık. Üzücü ama onun sağlığı daha önemli !

-Kesinlikle ve kesinlikle öpmüyoruz, dokunmuyoruz. Eşim benden daha hassas bu konuda. En başından beri Deniz' i boynundan sadece koklardı. Bense dayanamaz bir iki öpücük kondururdum. Az suçlamadım kendimi bu yüzden.

-Bizim kız çok sıcakkanlı. İster tanıdık ister yabancı farketmez, ona gülerek yaklaşan birine iki katı gülerek karşılık verir. Özellikle dışarı çıktığımızda Deniz'e dokunup öpmek isteyen çok insan oluyor bu yüzden. Tabi ki kimseye elletmiyorum. Uzaktan sevin lütfen diyorum. Tabi Deniz de artık yabancı kavramını çözse ve sadece ana-babasına gülse ne iyi olur. 

-Bunlar dışında, dışarı çıktıysak yani açık havada uzun süre kalacaksak bu işlemi dışarda da uyguluyorum. Uzun zamandır çantamızda termos var. Kapağına su döküyorum hemen pamukla silip kremliyorum. Kesinlikle üşenmiyorum! Ertelemiyorum bu işlemleri. Eve döndüğümüzde mutlaka duş aldırıyorum zaten.

-Bunları yapmaya başlamamdan tam 1 hafta sonra Deniz'in cildi olması gerektiği gibi pürüzsüz ve pamuk gibi oldu. 






21 Haziran 2016 Salı

DENİZ'e ALDIKLARIM Part 5

Merhaba Güzel Anne!

Bugün yine bir alışveriş yazısı var burda. En sevdiğim. Okuyacak olanlara şimdiden teşekkürler.

Konumuz  -Oyun Halısı-Aktivite Halısı-  artık hangini aşinaysanız o. Alışverişlerim boyunca hep gördüm, alışveriş sitelerinde hep gözüme çarptı. Şöyle üstün körü baktım. Gerek görmedim. Anlam veremedim. Ve almadım.

Neyse bir gün Deniz' in doktor kontrolü var. Herşey yolunda çok şükür, doktor reflekslerine bakıyor, ellerinden tutup Deniz' in tepkilerini ölçüyor. Tabi bizim kız doğuştan kafasını tutarak doğduğu için gelişimi hep ilerdeydi. 
-Çok iyi yakında desteksiz oturur, sık sık alıştırma yaptırın, bence oyun halısı alın gelişimine çok katkısı olur- dedi.

Yani benim gereksiz gördüğüm birşey için dedi bunu. Biz odadan çıktık arabaya bindik hemen telefonu elime alıp başladım araştırmaya. 
Hem hesaplı hem kullanışlı bir ürün arıyordum. Tüm bebek alışveriş sitelerine baktım.

Gözüme birkaç tane kestirdim. Eve gelince de bilgisayarı açıp eşime ayırdıklarımı gösterdim ve bu güzellikte karar kıldık. 


Bondigo marka -Sevimli Oyun Halısı- isimli ürünü  civil.com  adresinden online olarak satın aldık.


Bu halı eve geldiğinden beri gün içinde Deniz' i sürekli yatırdık. Tabi o sürekli kalkma hamleleri yapıyordu, yuvarlanıyordu, asılı oyuncaklara uzanmaya çalışıyordu. Hem ince hem kaba motor becerileri gelişiyordu. 
 Doktorun kastettiği bu hareketlerdi.

-Halı internette gördüğümüzden daha kaliteli geldi. Renklerin kontrastlığı, canlılığı çok yerindeydi.
Ebatı bizim için önemliydi çünkü Deniz boya giden bir bebek. Çok hızlı uzuyor. Bu yüzden bu halı bizi epey götürür.


-Asılı oyuncakların güzelliği de başka bir detay. 5 tane büyük halkalara sahip oyuncağı, kendini izleyip keşfedebileceği yuvarlak aynası var.

 -İki ayrıntı var; biri, asılı oyuncaklardan -gülen güneş- aşina olduğumuz ninnileri meledili bir şekilde çalıyor. 
-Diğer ayrıntıda oyuncaklardan biri Kelebek şekilli dişlik. Diş döneminde çok işimize yarayacak. 

-Bu asılabilen oyuncakları gezmeye gittiğimizde yanımıza alıyorum, pusetine takıyorum. İyi iş görüyor. 
-Ayrıca çok pratik. Evin içinde ordan oraya çok rahat taşıyabiliyorum. Birkaç kez herşeyiyle yıkadım ve deformasyon olmadı.

Daha ne olsun!



20 Haziran 2016 Pazartesi

KENDİN YAP Part 2

Merhaba !

Sosyal medya hayatımıza girdiğinden beri, özellikle de -instagram- hergün başka bir yenilik görüyoruz. Bu kimi zaman yurtdışında popüler olan bir ürün oluyor kimi zamanda annelerimizin zamanında moda olanlar yeniden kucağımıza düşüveriyor.

Kendimi bildim bileli elim hep marifetliydi. Hem mutfak hem elişi konusunda becerim, merakım vardı. Küçükken kaneviçe yapmayı tek başıma öğrenmiştim. Annemin örneklerine bakarak tabi. 

Deniz' e hamileyken görmüştüm bu güzel panoları. -Doğum Panosu- diye geçiyor. Yani şu son dönem bebeklerini düşünürsek bundan olmayan yoktur. Siparişte verilebilir ama bence ne gerek var, oturup  evde de işlenebilir.

Bende öyle yaptım. Doğum Panosu için ihtiyacınız olanlarsa çok basit;

-Orta Boy Kasnak 

-Etamin 

-Renkli Etamin İpleri 

-Etamin İğnesi 

-Makas 

ve tabiki

 Pinterest + Hayalgücü 



Bizimki böyle. Şuan da evimizin en güzel duvarında asılı. 

Çok güzel bir anı bizim için. Hemde hiç unutulmayacak olanından.